< Geri

Artık yeter!

Dr. Hüseyin Nazlıkul, yaşanan sel felaketleriyle ilgili bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...

Genel Haberler 14.08.2021 - 15:11
nhnakademi.com

Her sel afet sonrası üzülüyoruz, koşuyoruz ancak gerçekten bunun önlenmesini istiyor muyuz?

Bilimsel verilerin hiçe sayıldığı, iklim değişikliklerin dikkate alınmadığı, imar-iskan politikaları bu şekilde devam ettiği, kazanç uğruna pek çok güvenlik önleminin göz ardı edildiği, bu önemsizliklere göz yumulduğu sürece, dere yatağına ve dağ tepesine ev yapar gibi sıfır bina yapılmasına izin verildiği sürece daha çok bu acıları yaşarız.

Selin başlıca nedenlerinden biri, ormanlık alanların ağaçsızlaşmasıdır.

Tüm Karadeniz’in akan sularını derelerini HES uğruna ona buna peşkeş çektiğinizde ve ormanları ağaçsızlaştırdığınızda yağan yağmuru tutacak kaynakları ortadan kaldırmış oluyorsunuz.

Her şeyi kadermiş gibi gösterip ve risk yönetimi konusunda bir çalışma yapılmadığını görüyoruz.

Risk yönetimi konusunda bir ön görü veya çalışma olsaydı, Akdeniz ve Ege'nin kurak olduğu daha kış aylarında görünürdü ve önlem alınırdı.

Bu kadar orman yangını çıkacağı belliydi ancak bütçe yapılırken, yangın söndürme uçakları kiralanırken yıllık ortalamaya bakılıyor. Orman yangını, sel, deprem olmadan o bölgeye yetkililer gitmiyor.

İklim değişiklikleri ile ilgili bilinen bilimsel çok bilgi var. Ancak Karadeniz’de yaşadığımız ardı ardına gelen bu felaket selleri, insanımızın canının ve malının zarar görmesini sadece iklim değişikliklerine bağlayıp ve bu kadermiş gibi davranmayı bırakınız.

Bugün yaşadığımız bu iklim değişikliği sebep değil sonuçtur.

Şunu haykırmak istiyorum; iklim değişikliği bu afetleri, selleri başlatmıyor ancak yaşanan bu felaketlerin sıklığını ve şiddetini artırıyor…

Sel oluyor nefesimiz kesiliyor, orman yanığını oluyor nefesimiz kesiliyor ve artık nefes alamaz olduk.

Liyakati bilen insanların ön görüsünden ve bilgisinden ne zaman faydalanıp önlem alacağız….

Dr. Hüseyin Nazlıkul

DİĞER HABERLER