< Geri

Vertigo (Baş Dönmesi)
YİNNEEE BAŞŞIIMMM DÖNÜYOR!!!

Uzm. Dr. Mustafa Karakan
Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı
12:03 07-Jan-2021
NHN AKADEMİ


Vertigo (baş dönmesi) hastalıktan ziyade bir denge bozukluğunun tanımlamasıdır. Uzayda üç boyutlu dengeli hareketimizi sağlayan organ ve mekanizmalardan herhangi birinde oluşan bir düzensizlik vertigoya neden olabilir. Vetigo atakları, düşme nedeniyle sakatlık ve kayıplara neden olduğundan ciddiye alınması gereken bir durumdur.

Akut durumlarda yapılan radyolojik tetkiklerle beyin–beyicikte mevcut tümör veya hasar tespiti yapılabilir. Bunun dışındaki nedenler için fazla veri elde edilemiyor. Bu nedenle bireysel değerlendirme, hastalık hikayesi ve muayene daha önemli hale geliyor.

Uzayda Üç Boyutlu Hareketimizi Belirleyen Organ ve Mekanizmalar Nelerdir?

Öncelikle orta-iç kulak, göz, çene eklemi, ağız kapanışı (oklüzyon), omurgalar (özellikle boyun omurları C2,C4) ve ayak tabanı. İşte bu mekanizmlardan gelen sinirsel iletişim ağı, beyin sapı ve beyincikte organize ediliyor. Uzayda hareketimizle ortaya çıkacak uyarılara hızlı, sağlıklı yanıtlarla ve kas destekleri ile yanıt verilerek denge sağlanıyor. Denge bedende bahsedilen mekanizmaların bağlantıları, eklem ve kaslarla kompanse edilerek sağlanıyor. Bu kompamsasyon mekanizmalarındaki yetersizlikler çeşitli duruş (postur) bozuklukları ile beraber vertigoya neden olabiliyor. Denge yeterince sağlanamıyorsa vertigo gelişiyor. Bu nedenle vertigo bir hastalık belirtisi olarak algılanmalıdır.

İç kulak sıvı (lenfatik) akışı ve basıncındaki değişiklikler de yine vertigo nedeni olabiliyor. Sıklıkla iç kulak lenf sisteminde ilgili sinirleri etkileyen viral enfeksiyonlar suçlanıyor. Hastalara hekimlerimiz bunu iç kulak kristallerinde oynama olarak tanımlıyor. Baş boyun bölgesi lenf akışındaki bozukluklar veya lenf sıvısının artması sonucu basıncın yükselmesi önemli etkenlerden.

Baş boyun bölgesi lenf sıvısının artışına(lenf basınç yükselmesi) veya akış bozukluğuna neden olan etmenler öncelikle değerlendirilmelidir. Lenf oluşumu ve akışın sağlığı için bölgenin sinirsel iletişimini sağlıklı olması şarttır. Lenf sistemini bozabilecek enfeksiyonlar(bakteriyel, viral vb), diş-dişeti sorunları, gömük diş, bruksizm, ortodontik tedaviler, diş implantları, protez,  burun, boğaz, boyun ve kulak ameliyatları dikkate alınmalıdır. Psişik yaşam streslerinin de bruksizm ve hormonlar üzerinden vertigo nedeni olabileceği akılda tutulmalıdır.

Yine çene eklemi (TME) sorunları vertigo nedeni olabilir. Ağız kapanış sorunları, bruksizm ve diğer iskelet duruş bozuklukları TME üzerinden dengelenmeye çalışıldığında yetersiz kalarak vertigo nedeni olabilir. Yaşlı grupta, göz hastalıkları, görme kayıpları ve ciddi görme kusurları TME ile yeterince kompanse edilemediğinde vetigo atakları ile sonuçlanabilir. Bölgesel sinirsel iletişimin aksaması ciddi vertigo nedeni olacaktır.

Vertigo için kullanılan klasik tedaviler akut dönemlerde geçici ve kısa süreli hızlı başarı sağlıyor. Ancak nedenin ortaya konulup tedavi yapılamadığında, baş dönmesi hafifleyerek, artarak ataklar halinde devam eder bir hale geliyor. Bazen işitme değişiklikleri, çınlama, dolgunluk, beyin bulanıklığı, baş ağrısı ve görme bozuklukları duruma eşlik ediyor. Bu durumda kişi hareketlerini, aktivitelerini, seyahatlerini kısıtlayarak hayatına devam etmeye çalışıyor. Hareketin ve hayatın kısıtlanması yeni sorunların gelişmesine zemin hazırlayacağından nedenin tespit edilrek çözümlenmesi önem arz ediyor. Hareket kısıtlaması durumunda, hızla kas güçsüzlükleri ve erimesi gelişerek düşmeler artıyor. Özellkle yaşlı grupta düşmeler ciddi sakatlık ve ölüm nedeni olabiliyor.

Akut dönemde kullanılacak klasik tedaviler yanında nedene yönelik tamamlayıcı tıp tedavileri faydalı olacaktır. Bu dönemde;  sinir düzenlenmesi ve lenf akışını sağlayan nöralterapi, mikrosistem akupunktur, pozisyonel manuelterapi ve uygulamalı kinezyoloji gibi tamamlayıcı yöntemler kullanılmalıdır.

Orta uzun vadede ise; ağız-diş-çene kompleksinin sağlıklı kapanışı için diş hekimliği tedavileri planlanmalıdır. Burundan nefes alma alışkanlığının sağlanması, bruksizmi önleyici tedavi programları, bozucu alan oluşturabilecek gömük diş, implant ve geçirilmiş diş hasarlarının tedavisi önemlidir.

Sinir sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlayabilen, bilinen en etkin tedavi yöntemlerinden Nöralterapi uygulamaları tedavide kullanılmalıdır. Sağlıklı sinirsel iletişim, baş-boyun bölgesi kan akışındaki düzelme ve lenfatik sistem sağlığı için nöralterapi uygulamaları oldukça etkindir. Nöralterapi seanslarına,  gerektiği kadar devam edilmelidir. Beraberinde önerilecek nefes ve kas egzersizleri uzun dönem kalıcı tedavi için ihtiyaçtır. Özellikle boyun, dil, çiğneme kasları ve çene eklemine yönelik egzersizler bölge lenf akışına katkıda bulunacaktır. Ayrıca bölge kaslarının kompanse etme kabiliyetini arttırır. Bedensel denge kompansasyonu için gerekli görülecek büyük-küçük kas gruplarına özel egzersizler planlanmalıdır. Bütünsel bir yaklaşımla,  neden tespit edilerek uygulanacak başta nöralterapi olmak üzere bütünsel tedaviler vertigo için kalıcı sonuçlar oluşturacaktır.

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI